çarpık

çarpık
"1. crooked, bent. 2. askew, awry. 3. twisted, distorted (idea, outlook). 4. perverted (sexual relationship). 5. (a system) which is basically unsound or flawed. 6. (someone) who has been paralyzed by a malevolent spirit. - çurpuk very crooked; contorted."

Saja Türkçe - İngilizce Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • çarpık — sf., ğı 1) Düzgünlüğünü yitirerek eğrilmiş, doğru karşıtı İyice kararmış çarpık bir tahta kapı aralık duruyordu. Ç. Altan 2) mec. Kötü Oraya özellikle çarpık vasıfları olanları toplarlarmış. H. Taner 3) Gerektiği gibi olmayan, düzgün olmayan 4)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çarpık çurpuk — sf., ğu 1) Çok çarpık, eğri büğrü Safa, küçük, çarpuk çurpuk vücudu, koca kafası, minarede sala verir gibi etrafa çınlayan sesiyle konağın imamı Şadan Molla yı hatırlatıyordu. H. E. Adıvar 2) mec. Değersiz, basit Edebiyat ürünleri, boylarını aşan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çarpık kentleşme — is. Plansız, gelişigüzel, kent değerleri göz önüne alınmadan binalar yaparak kent kurma biçimi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MUHANNA — Çarpık, bükük, eğri. * Kınalanmı …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ayrık — sf., ğı 1) Ayrılmış Yandan ayrık, tek tük gümüş pırıltılı saçları. Y. Z. Ortaç 2) Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen, ayrıcalı, müstesna 3) Kural dışı 4) Düzgün ve uygun olmayan, çarpık Apış arasına fazla tülbent ve mermerşahi tıkarak bebeği… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kamgı — eğri büğrü, çarpık I, 426 § kamgı yüzlüg; çarpık yüzlü I, 426 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • abraş — sf., Ar. abrāş 1) Alaca benekli Abraş at. 2) Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı) 3) Çarpık, eğri, düzgün olmayan 4) Ters, kaba, görgüsüz (kimse) 5) hlk. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan, çapar (kimse) 6) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bastıbacak — sf., ğı 1) Bacakları kısa veya çarpık (kimse) 2) mec. Yaramaz (çocuk) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çalık — sf., ğı 1) Çarpık Ağzı burnu çalık. 2) Verev kesilmiş Kumaşın bir yanı çalık. 3) Doğal olmaktan uzaklaşmış, kendi renginden olmayan Aklı çalık. Rengi çalık. 4) Adı defterden silinmiş 5) Yüzünde çıban veya yara yeri olan 6) is. Çıban yeri 7) is.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çarpıkça — sf. Biraz çarpık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çarpıklaşmak — nsz Çarpık duruma gelmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”